İTTİFAK

      Toplumsal ittifakın yolu toplumu idrakten geçer. Toplumu idrak etmek için ise, toplumun içinden yani, örneklerden olmak gerekir. Eğer toplumun örneklerinde problemler varsa huzursuzluklar ortalıkta gezer. Sorunlar, referansların yanlış alınmasındadır veya referansların yanlış olmasıdır. Bu örtüşmeyen durumlar için neler yapılabilir?



Örnek”; bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil anlamındadır. Toplumun içinde en küçük parçacık olan insan bu yapının birer örneğidir, yansımasıdır. O coğrafyanın insanı kendi toplumunu idrakte duygudaştır. Öyleyse model örneğimizin doğru seçilmesi gerekir.



İdrak!” ise; farkına varma, tanıma, kavrama, tasavvur etme, bilme gibi zihnin çok çeşitli ve karmaşık faaliyetlerini ifade eden genel bir terimdir. Aslında çoğu sorunda buradan kaynaklanmaktadır. Kendini idrakte veyahut tanımakta bile yetersizlikler çeken insan nasıl olurda her konuda bu kadar kolay hüküm verebilir!

Şöylede diyebiliriz, “Kendini bilen Rabbini bilir!” sözü basite alınacak bir söz değilken, insanın yaptığı yargılamalar çokta fazla olmaz mı? Hem kendi içinde hem de toplum ilişkileri düzeyinde sizce sağlıklı bir idrak anlayışı gelişmesi gerekmez mi?



Kişilerin kendi içinde yaşadıkları huzursuzlar, toplumda da aynı şekilde ortaya çıkabiliyor. Birçok kişinin aynı problemlerle mücadele ediyor olması aslında, problemin toplum düzeyinde olduğunu gösterir. Yani toplumsal sorunların olduğunu kanıtlar.

Peki, sorunların çözümü için referanslarımız nelerdir? Yani ne ile kıyaslayıp doğru olduğu kanaatine varabiliriz? Belki bir cismi tartarken doğru bir terazi, metre vs. kullanabiliyoruz. Huzursuzluklarımızı, böyle olmaması gerekir dediğimiz unsurları ne ile tartıyoruz? Terazimizi ne ile dengeliyoruz…

Tabi ki geleneklerimiz, örf ve adetlerimiz yazılı olmayan genel geçer kurallarımızdır. Bizi bir yapan bu şeyler benzer olan unsurlarımız, içimizde barındırdığımız özelliklerimizdir. Bu şekliyle de aynı anda ve aynı tavırda olaylara karşı tepkiler veririz. Diğer tarafta ise yazılı olan hukuk kuralları vardır ve bu kurallar da düzenin sağlanması için bizlere katkı sağlar.



Ancak, bunlara rağmen birey kendi içinde, toplumda genel olarak ittifak halinde olamayabilir. Bu ittifakın sağlanması için “Kuran ve Sünnet” anlayışının hayatımızda da referans olarak alınması gerekmektedir. Aklımızda örtüşmeyen durumlar bu terazide tartılmalı, kıyaslanmalıdır. Böylece kişi hem kendisinin hem de toplumsal ittifakın yolunu açmış olur.