Bizler bir kısmımız belki de kundağı, tarla başında büyüdük. Annelerimiz ekin biçerken tarlanın başında yalnız başına uyurduk. Onun içindir ki günümüz sistemine yani, kapitalist düzene, o masumiyetimiz ile ayak uyduramadık. Gerek turizm, gerekse diğer alanlarda, geride kaldık.
Görülüyor ki çağımızda insanlar, farklı ihtiyaçlardan dolayı gelirlerini başka alanlardan karşılar oldu. Bölgemizde de yoğunlaşan turizm olgusu ile yeni bir gelir kapısı açılmış oldu.
Turizm, geniş manada insanların gezmek için yaptığı yolculuklar olarak nitelendirilmektedir. Farklı şartlardan, ihtiyaçlardan, sebepler, niteliklerden ötürü bu eylem gerçekleşebilmektedir.
Günümüzde yaz ile birlikte deniz turizmi, bir hayli öne çıkan turizm anlayışı haline gelmiştir.
Peki, neden yalnızca deniz turizmi denildiğinde? Bunun getirdiği olumsuzluklar, bozukluklar da göz önüne alındığında, neler yapılabilir sorusu akla geliyor.
Bu tek yönlü faaliyet, yani tüketim anlayışı elbette bir sürü olumsuzlukları içinde barındırıyor ve geliştirilmeye muhtaç olduğu görülüyor.
Aslında olması gereken sadece tüketim değil, gelen misafirlerin ve onları karşılayan, yani ev sahiplerinin de her manada kazançlı çıktığı bir durum olmalıdır.
(1)Öyleyse, alternatif turizm imkanları oluşturulmalı; “av, golf, kongre, su altı dalış, yat, ipek yolu, kültür turizmi, muhafazakar tatil” turizmi gibi alternatif imkanlarla da turizm yapıldığını ve bunların da bu yöreye taşınabileceğini biliyor ve bu tür turizm olgusunun da yöremize uygun olduğunu düşünüyoruz.
Mevcut turizm anlayışının ayrıca tek taraflı bir eylem olduğunu ve bu anlayışından vazgeçilmesi gerektiğini ve bölgenin insanı ile etkileşim halinde olması neticesinde Kültür Turizminin de doğacağını ve kültür merkezlerinin yapılması ile de bölgemizde kültürün yaşatılacağını düşünmekteyiz.
(2)Tabi bu işe öncülük edecek yine birileri gerekmektedir. İlaveten Turizm Meslek Yüksek Okulu kurulması ise bir başlangıç olacaktır. Hem işletme, hem hizmet sektörü için kaliteli ve kalifiye insan yetiştirmesi şarttır. Bu vesileyle kalkınma da elbette gerçekleşecektir.
(3)Siyasi olarak başta bakanlığın yatırımlarının yönlendirilmesi ile sahil bölgelerimizde çok sayıda çekim merkezleri yani, içinde Kültür Merkezilerinin de olduğu Kent Meydanları yapılarak sahil bölgeleri hareketli hale getirilmeli, doğacak ihtiyaçlardan dolayı yapılan altyapı yatırımları ise buna göre yeniden öncelik ve önem sırasına göre oluşturulmalı, planlanmalıdır.