BU TOPRAĞIN SESİ

“İki kelam bir söz edelim” dedik, ekeceğimiz Tohumlar yeşerir diye. Çekirdeğin topraktan doğuşu gibi doğuş sancısı oldu kimi zaman.

Anne-babanın çocuğunu yetiştirmek için üstüne titremesi gibi Bir Olalım, mücadele edelim, sevgi ile merhamet olsun emeğimizde istedik.

Yılmadan, şikayet etmeden “Yaradılanı hoş gör Yaradan’dan ötürü.” anlayışında, Duyarlılığında olalım istedik.

Bazı şeyleri değiştirmeye, Dönüştürmeye evimizden, yuvamızdan başlayarak düzeltelim istedik.

Bir Kelebeğin bile değişim için dünya da yeri varken, Nokta kadar olan Bir İnsan’ın hiç mi sözü yok dedik ve öyleyse merkezine koyalım istedik umudumuzu, özlemimizi.

Ve başladık söze;

AÇIK MAVİ GÖKYÜZÜ VE SEN

Gökyüzünde uçan kuşlar gibi özgür olmak istiyorsan, kollarını semaya aç. Uçmak istiyorsan onlar gibi teslim ol. Gittiğin yolda yaşadığın hayattan, keyif almaktan da, olacaklardan da sorumlu değilsin zaten. İstikametini belirt ve uç sadece.

Gökyüzü hepimizin nasıl olsa! Yeryüzündeki rızıklar nasıl sahipli ise, solunan bir yudum nefes de sahipli nasıl olsa.

Gücünü, nefesini uğrunda sarf et ve özgür ol.

Eğer uçmak istiyorsan yükseklerde özgürce; puslu havada veya renkli havada, bırak kendini sınırladığın dünyadan.

Tükendiğin anda yine yükselecek bedenin. Ve kavuşacaksın sonra yine. Sanma ki kavuşmalar bir ayrılık.

Sözleştiğin bir vakit de… Yüksel GÜRCAN / 24-01-2017

söylemiyle anlatmaya çalıştık anladıklarımızı.

Peki öyleyse, insan ömrü pamuk ipliği gibi değil mi? Ömrümüzü biz mi tayin ediyoruz? Bize bağlı olmayan bir yaşamda, niçin dünyanın esiri oluyoruz. Eğer ki barışık yaşamak istiyorsak dünya ile bize düşen “Sırat-ı Müstakim” de olmak, halis niyetli olmak değil midir?

Tüm bu dünya kargaşası, sonu belli başı belli ancak, belirsiz bir hırstan ibaret değil midir? Niçin paylaşamıyoruz mutluluklarımızı?

Eğer, huzuru yakalamak istiyorsak olanca güçle istikamette yani, Rıza-i İlahi de olmaya çalışmaktır mesele.

Öyle bir mücadele etmeliyiz ki bunun için Cennet Sözü almışçasına. Tükendim dediğin yerden, yeniden doğarcasına yeni bir başlangıç ile başlamalıyız kaldığımız yerden.

Ve “Sözleştiğin o vakit de…” sevgiliyi beklercesine bir umut ve azimle, sıkıştığımız dünyadan vazgeçip teslim olarak gitmeliyiz.

Her daim umutla kalınız. Sevgi ve muhabbetle, Allah’a ısmarladık.