GELİN BİRLİK OLALIM…

Arkadaşlarımız arasında, dostlarımızla konuştuğumuz zaman, kendi sıkıntılarımıza değindiğimiz gibi toplumdaki eksikleri de dile getiriyor. Şöyle olsa, böyle olsa ve hani şu şekil de olmuş olsa deyip çözüm yollarımızı birbirimize fısıldıyoruz.

Baktığımızda insanın en iyi bildiği, vakıf olduğu kendisiyle ilgili olan, yani kendi içinde bulunduğu konulardır. Yaşadığımız ortamdaki sıkıntıları da çözümleri de en iyi bilen bizleriz yine. Böyle, ortada duran konularla ilgili neden adım atılmaz, sonuç için yani mutlu son, huzur için niye koşulmaz? Bu tip toplumsal hareketlerde bulunulmaması bir soru işareti olarak kalır hep.

Bir başka tespitte kronik hale gelmiş!

Haset, çekememe, kibir ve gurur gibi sihirli kelimelerdir. Unutulmamalıdır ki, bunlar insanın kendi kendisine ürettiği birer virüstür. Yani vücuda girmiş aynen birer keçi kılıdır. Çıkarılması zahmetli sorunlardır. İnanın ki, insanın kafasının arkasındaki bir ikinci düşünceye sebep olan bu durumlar, sadece birer kuru inattan ibarettir.

Velhasıl, kuru inatta devam edilirse ve her şey kendi dediğimiz gibi olduğunu düşünerek hareket edersek bu durumun bize bir çözüm yolu açmayacağı açıktır. Bu davranışların oluşturduğu sorunlar, üzerimizde uzun süre taşıyacağımız birer yük olmaktan başka bir işe yaramaz. Taşıyacağımız sorunlar sırtımıza, aklımıza, kalbimize ağırlık yapar durur. Kısacık yaşam da değer mi diye sorar insan. O halde şairinde dediği gibi:

Gelin tanış olalım,
İşi kolay kılalım,
Sevelim sevilelim,
Dünyaya kimse kalmaz.

Çözüm olarak derim ki:

Sorunlar karşısında mağfireti, bağışlaması bol olan gibi “BAĞIŞLAMAK”, yükü bir kenara bırakıp özgürlüğe kavuşmak, yeni bir sayfa açmaktır. Zor ama yük altında ezilmekten daha zahmetsizdir. Bu bahsettiklerim toplumsal huzurun tesisi için birer tohumdur, tüm sorunların çözümü için kıvılcımdır sadece.

O zaman gönüllerdeki engeli kaldırmakla başlayalım, muhabbeti yayalım, engeli yük etmeyelim, atalım gitsin yük olmaktan çıksın bizlere.

Kim olursa olsun, ne için olursa olsun, ufak bir tebessüm de olsa, bakın ve verin Allah’ın selamını ve ondan sonra nasıl yayılacak görün huzur ve muhabbet. Kıvılcımı ise bir selam ile yakalım hadi.

Çünkü, her şey bir SELAMLA başlayacak!

Selamün Aleyküm Kardeşlerim.



12/12/2016 - Yüksel GÜRCAN