İçinde bulunduğumuz mevcut şartlardan memnun değilim. İnsanlar birbiri yüzüne bakarken bile hesap yapıyor. Güç nerden geliyor ise ona göre eğiliyor. İşini halletmek için boyun eğiyor veya susuyor. Bulunduğu konumun liyakatine uygun, gereği gibi davranmıyor. Adamcılık almış başını ve insan, insan olma özelliğine layık gereği gibi hareket etmiyor.

Toplum, sokakta bunu konuşuyor, ancak tık yok.

Örneğin, çalışan-vatandaşa hizmetçi olacağına ağa, patron-personeline alın teri döken bir işçi gibi davranacağına sahibi, insanoğlu yaptığı işle rıza kazanacağına böbürleniyor. Bunları tersten de ele aldığımızda kimi vatandaş garip, kimi işçi hakkını arıyor, kimisi de susup rüzgara göre yön alıyor. Ne yazık ki birbiri ile iletişimler hep bir hesap içinde.

Yani, bir üst basamaktaki bir taraftan hem kendine hem de karşısındakine zulmediyor. Bir alttaki ihtiyaç sahibi ise işini halletmek için fıtratına ters iş yapıyor. Yani doğru olamıyor, olmuyor. Veyahut da insan fıtratının gereğini yapmıyor da diyebiliriz.

İnsanoğlu kapitalist düzenin esiri olmuş. Yalnızca eylemlerde değil, düşünce ve karakterde esir alınmış durumda. Sadece ekonomik bağımsızlık değil, düşünsel olarak da öz benliğimize dönmeliyiz artık diye düşünüyorum.

İğneyi kendimize batırmalıyız ki dirilelim. Özgür olmayan birinin, özgür olabilmesi için, Yaradan’a yönelmesi, ondan istemesi ve ondan beklemesi kafidir.

Ne yaparsak yapalım rızıkta, solunan nefeste O’nun katındadır ve belli değil midir?

Bize düşen sadece O’nun istikametine yönelmek ve o yönde hareket etmek olmalıdır öyleyse. Her ne şart altında olursa olsun, insan eğer dünyanın dayatmış olduğu ve bizi sınırladığı şartlarla yaşamaya devam ederse özgür olamayacak, dünya düzeninin bir piyonu olarak yaşayacaktır.

Öyleyse kişi her ne şart altında olursa elinden geleni, kendine yakışır bir şekilde yapmış ise ve sonrasında eğer ki teslim olmuşsa Yaradan’ına, o zaman ancak kesin sonucu elde edecek ve görmesi gereken değeri görmeye başlayacaktır. Dolayısıyla beklediği huzura da böylece kavuşacaktır.

Buradan şu çağrıda bulunmak istiyorum:

  • Öz benliğine dön, dar dünyaya sıkışma kardeşim,

  • Göklerden gelen karar varsa dünya ya piyon olma kardeşim,

  • Değişimi istiyorsan değiş, değiştir be kardeşim.

Selam ve muhabbet ile…



Yüksel GÜRCAN / 16-03-2017