Kocaeli’nin nüfus yoğunluğu ağırlıklı İzmit ve civarı
olup, ilçemiz Kandıra tıpkı Karamürsel gibi biraz daha dışarıda
lokal olarak kaldığı görülüyor. Dolayısıyla gelişim,
iletişim, yönetim alanlarında da daha alt sıralarda kalıyor.
Dünya nasıl küreselleşiyor ise ilimiz ve bağlı olduğu ilçelerde o yönde etkileniyor.
Yani artık mesafeler-duble yollarla, iletişim-medya ile sınırlar ise insanların etkileşimi ile kalkar duruma geldi. Her şey kısa mesafede, “Dünya artık bir köy!” tabiri kullanılır hale geldi.
Sosyal değişiklikler, etkileşimler başlamış iken, yapısal değişiklikler ve gelişmelerde akabinde gelmekte artık.
Bizler bu gidişata hem sosyal, hem kültürel hem de yapısal olarak ayak uydurmalı, rüzgarın savurduğu gibi değil, aksine etkili olma durumundayız.
Mühendis biri olarak, yapısal boyuttan bunu ele alıp, fikrim ile ilgili paylaşımda bulunmak istedim.
Kocaeli’nin güneyinden kuzey istikametine yapımına başlanan İzmit-Kandıra/Kefen Yolu ve diğer taraftan ise batı-doğu istikametinde gelecek Karadeniz Sahil Yolu kavşağında Kandıra’mız bulunmaktadır.
Dışarıdan bakıldığında yani, Kandıra’ya uğrayıp geçen, tanıyan-tanımayan insanlar bu güzergahlarda ki Tekeli ve Akçakayran mevkilerindeki yapılaşmayı gördüğünde, şehrimiz hakkındaki düşüncelerini duyar gibiyim.
Elbette o insanların daha iyi bir yaşama ihtiyacı olduğu görülüyor. Aynı zamanda bu durumun şehrin vizyonunu nasıl etkilediği, nasıl bir etiket oluşturduğunu da tahmin edebiliyoruz. Her insan gibi insanımızın daha güzele layık olduğu, mevcut durumun halinden anlaşılabiliyor zaten.
Artık patinajından kurtulup, atılım yapma dönemi gelmiştir. Hep beraber adım atılması, neşterin vurulması dönemi gelmiştir. Çok büyük birer proje değil aslında bunlar. Daha önce Kocaeli de yapılmış, orta ölçekte birer çalışmalar. Kandıra’mız için ise, bir bitkinin budanıp yeniden yeşermesi gibi bir dokunuştur…
Tekeli bölgesinden başlayarak yapılacak KENTSEL DÖNÜŞÜM,
* Kentin vizyonunu,
* Orada yaşayanların yaşam kalitesini,
* Genişleme alanı olmayan şehrin nefes almasını,
* En önemlisi ise insanımızın kendisine olan güveninin aşısı,
olacağı kanaatindeyim.
Teknik olarak zor bir çalışma değil, sosyal olarak başarılamayacak bir proje de değil bu çalışmalar. Kocaeli de birden fazla örneği olan çalışmalardan biri olacaktır sadece.
“Yükün, taşın uçlarından tutma, taş üstüne taş koyma dönemi gelmiştir.”
Saygılarımla…