Kainatta bir Nokta’dan ibaretiz. Ve tüm çabalarımız bir şeyi ispatlamak üzerine..?

Mücadele ederken yürüdüğümüz yolda aynı anda engeller ve sendelemeler olur her daim. Ancak, çıktığımız yolda isteğimiz, hedefimiz neyse bizim için gayemiz ve idealimizde odur. Tabi birde gerçekler vardır bunun yanında. Bu ise bize bir döngüyü, karmaşayı sunar, gerçek ile ideallerimiz arasında. Yani buna şöyle de diyebiliriz;

Eğer ki Nokta isen Leb-i Derya da,
Bir virgül koy yaşamın kenarına,
Bitmez çünkü gördüğün rüya.

Eğer isteğin olmak ise sonsuzlukta,
Atacağın birçok adım var daha.

Amaç, hedef yani ideali ne ise kişinin kendisi için belirlediği, bu onun için büyük bir adımdır ve hayatı boyunca karınca gibi bunun için çalışır. Ve onun uğrunda atılacak birçok adım vardır daha bitmek bilmeyen. Yaşamın gayesidir, yongasıdır onun için.

İdeali için kişi yola çıktığında, uğrunda mücadele ettiği gayeyi gerçekleştirmek için sözü vardır artık. Ve yapısının, karakterinin gereği gibi hareket eder ister istemez.

Aslında insan kendi kaderini, hikayesini yazmaya başlamıştır. Ne olduğunu ve ne olmadığını yani, sadece duruşunu kendisi yazıyordur. Tüm çaba mecazen, üst bir el ile müdahildir duruma.

Öyleyse tüm çaba ve gayretler ne içindir?

Bunun cevabı kişinin kendisine vereceği dürüst bir cevap olmalıdır tıpkı, aynaya baktığında aldığı cevap gibi. Eğer aynaya baktığında yüzünde bir tebessüm varsa, doğru cevabı almıştır demek.

Bu cevap kişinin kendisidir, olmak istediği noktadır.

Nihai hedefi-sonucu ne ise kişinin, yani insan yaşamında ve sonunda hangi noktada kendini görmek istiyor ise ona göre gidişatını, istikametini, niyetini ortaya koymalıdır. Çünkü gidilen yol bellidir. Biçilen rol neyse gereğini yerine getiriyordur. Yine özet olarak;

Başladığın zaman yürümeye,
Söz vereceğin her kelimeye,
Yazacağın akdine, sadece Nokta.

(12-03-2017 / Yüksel GÜRCAN)

diye biliriz.


Sonunda geriye dönüp baktığında kişi yine Kainatta bir Nokta olarak anılacaktır.

Öyleyse burada kişinin kendisi ile değil, istikamet ve niyeti ile sonsuza kadar var olacağı düşünülmelidir. Tıpkı, bir Nota gibi kulakta hoş, yumuşak, sukunet dolu ve güzel bir anı tadında. Bu tadı bırakmak duasıyla…


Yüksel GÜRCAN / 16-03-2017